18 Ekim 2016 Salı

Tas Kebabı


   Tas kebabı servisi ve görselliği hem de lezzeti açısından misafir sofralarınıza da çok yakışacak bir ama yemek.
   Eti ayrı pişiriyorsunuz, pirinci kavurup kenarlara alıyorsunuz, ortasını açıyorsunuz, büyükçe bir kasenin içine yerleştirdiğiniz fazla suyunu aldığınız etinizi kaseyi ters çevirerek tencereye yerleştiriyorsunuz. Zaten adı da bu tastan geliyor. Pilavın suyunu da verdiğinizde geriye pilavın pişmesi kalmıştır.
   Servis ederken biraz pilav biraz da etinden kepçenize aynı anda alıp güzel ve kolay servis yapıyorsunuz. Burda dikkat edilecek bence tek püf noktası eti önceden iyice pişirmek ben bunun için düdüklü kullanıyorum her zamanki gibi. Yapacaklara şimdiden kolay gelsin, sizin de beğeneceğinizi umuyorum.


Malzemeler;

  • 750 gram  dana eti
  • 2 yeşil biber
  • 2 adet kırmızı biber
  • 1 büyükçe soğan
  • 2-3 adet domates
  • karabiber, kekik, tuz
  • 1/2 yemek kaşığı kadar salça 
Pilavı için;
  • 2 su bardağı ılık suda ıslatılmış pirinç
  • 4 su bardağı sıcak su (pirincinizin özelliğine göre her zamanki pilav ölçünüzde kullanın suyunu)
  • tuz, yağ
Yapılışı;
  1. Eti düdüklü tencerede üzerini geçecek kadar su ekleyerek biraz da tuz katıp, 40 dakika pişiriyorum.(siz eğer kuzu eti kullanacaksanız daha kısa sürede pişirebilirsiniz, pişme süresi etinizin özelliğine göre belirleyin)
  2. Kuru soğanı doğrayıp biraz sıvıyağda öldürüyoruz, üzerine istediğimiz boyda doğradığımız biberleri ekliyoruz, en son domatesleri ekleyip biraz salça ve tuz ekliyoruz. 
  3. Düdüklüden çıkardıktan sonra fazla suyunu bir kaba süzüyoruz. (bunu pilav için kullanabilirsiniz)
  4. Hazırladığımız sebzeleri ete ekleyip birlikte biraz kavuruyoruz, baharatlarını da ilave edip, ılımaya bırakıyoruz.
  5. Pirinci kasemizin kapattığımızda sorun çıkarmayacağı bir geniş tencerede sıvıyağla iyice kavuruyoruz,tuz ekleyip pirinç tenceresini kenara alıyoruz. Pirinçlerin ortası boş kalacak şekilde kasenin büyüklüğünde tencerenin ortasını açıyoruz. 
  6. Etleri genişçe bir kaseye alıp suyunu süzdürüyoruz, bu kaseyi tencerenin içine ters çevirerek kapatıyoruz. (bu esnada üzerine bir ağırlık koyma imkanım olsaydı, etlerin rengi pirince geçmeyecekti, sizin isterseniz bunu deneyebilirsiniz)
  7. Pirincin üzerine suyunu (yada etsuyunu),  her yerine eşit gelecek şekilde koyup,tuzunu da ekleyip  tencerenin ağzını kapatıyoruz. Kısık ateşe alıp pişmesini bekliyoruz.
  8. Pirinçler pişince tencereyi biraz dinlendiriyoruz, kaseyi düzgünce çıkartıp, üzerini maydanozla süsleyebilirsiniz. Afiyet olsun...



7 Ekim 2016 Cuma

Pasta Çalışmaları



  Bu pastayı güzel kızımız Sinemis için yaptım. Annesi yaptığım pastaları beğendiği için benden Sinemis'in doğum günü için pasta yapmamı istedi. Elimdeki malzemelerle böyle bir pasta çıkardım. Kişi sayısı dolayısıyla iki katlı yaptım. Arası çikolatalı ve muzlu, keki kakaolu idi.


   Bu da pastanın üstten görüntüsü. Pasta yapmaya Sinemis ve annesi Serpil sayesinde yapmaya başladım desem yalan olmaz.


   Yukarıdaki pastayı ise arkadaşlarımla birlikte yaptığımız gün için hazırlamıştım. Evdeki malzemelere göre yaptım yine. Üzerinin beyaz kremşantili olup arasındaki pastacı kremasının çikolatalı olması kakaonun bittiğinin son anda farkına varmış olmasındandır. Tabii ki eksikleri var ama neticede ben pastacı değilim, bu işte daha çok yol katetmem gerekiyor.


   Bu da meyveli pastamızın yandan görünüşü. Damla çikolata, fındık çakıltaşı, çilek, kivi ve kiraz kullanıldı. Belki size de fikir verebilir.



    Bu pasta ise yine kızımın arkadaşı, Yaren için yaptığım pastaydı. Sinemis'in pastasını yaptığımda o da tesadüf bizim evdeydi annesinden beni aramasını ve onun için de pasta yapmamı istemesi ile oluştu. Bu pastada sıkma torbasının değişik başlığını kullanma fırsatını buldum. Bu sayede yaprak şeklini yapmayı da öğrenmiş oldum.
   Eksiklerimle hatalarımla yaptığım bu pastalar da bloğumda yer alsın istedim. Bloğu gezdiğimde yıllar öncesinde paylaştığım resimler bana nasıl kendimi geliştirdiğimi görmemin yanında unuttuğum hatıraları da yeniden hatırlamamı sağlıyor. Velhasıl kelam bu resimler azıcık sizin içinse çokça benim için paylaşılıyor, bilginize...

5 Ekim 2016 Çarşamba

Kabartma Tozlu Poğaça (Mayasız Poğaça)



 Merhabalar arkadaşlar,
 Uzun bir aradan sonra okulların da açılmasıyla ilk tarifim poğaça olsun istedim. Hem de öyle mayalı ve zaman gerektirenlerden değil, kısa sürede hazırlanabilen lezzeti de garanti olan kabartma tozuyla yapabileceğimiz yerken ise mayalı poğaçayı aramayacağımız bir tarif olsun.
Bu poğaçaları sade yapabileceğiniz gibi, benim gibi içini patatesli yada başka malzeme kullanarak da yapabilirsiniz. Ben patateslisini tercih ettim, ilk yaptığımda poğaçaların nasıl olacağı konusunda çekincelerim olduğu için, iç harcı olsun pişmesinde bir sorun olmasın ve patates de diğer bütün hamurişlerinde yaptığı gibi benim bu güzel poğaçalarımı da yumuşatsın diyerek tercih ettim. Nitekim sonuç beklediğim gibi oldu, tabi sonraki denemelerimde içsiz sadesini de tercih ettim, onlar da güzeldi fakat favorim yine patateslisi oldu.
Deneyin efendim, yine memnun kalacağınız kolay bir poğaça bu. Üstelik katı yağ içermiyor daha ne olsun :)

Malzemeler;

  • 1 su bardağı yoğurt (oda sıcaklığında)
  • 1/2 su bardağı sıvıyağ
  • 1/2 tatlı kaşığı tuz
  • 1 paket kabartma tozu
  • 4 yemek kaşığı yoğurt yada süt kaymağı (hazır yoğurtların kaymaklı olan kısmı bile olur, olmasa da olur aslında ben vardı kullandım)
  • 1 yumurta (sarısı üzerine)
  • 3,5 su bardağı kadar un (unu her zamanki gibi kontrollü kullanın)
İç Harcı için;
  • 4 patates (haşlanmış)
  • 2 kaşık sıvıyağ
  • 1 minik soğan
  • bir tutam maydanoz yada istediğiniz başka baharatlar
Üzeri için;
  • Susam
  • çörekotu




Yapılışı;
  1. Yoğurt, kaymak, yumurta akı, sıvıyağı yani bütün sıvıları karıştırma kabında çırpalım.
  2. Tuz ekleyip, azar azar un ilave edelim, kabartma tozunu ekleyip, un eklemeye devam edelim. Hamur ele yapışmayan bir hal alınca yoğurmayı bırakıp hamurun üzerini örtüp iç harcını hazırlamaya başlayabiliriz.
  3. Patatesleri rendeleyelim. Kuru soğanı minik minik doğrayıp, biraz svıyağda iyice öldürelim. Rendelediğimiz patatesleri ekleyip tuzunu ekleyebiliriz. Şöyle bir karıştırıp ılımaya alırız.
  4. Bu arada maydanozu ince ince doğrarız, patateslere ekleyip karıştırırız.
  5. Hamurdan cevizden çok az büyüklüğünde parçalar alırız yuvarlarız. İçine bir tutam patatesli harçtan koyup altını iyice kapatırız. Yağlanmış tepsiye dizeriz.
  6. Yumurtanın sarısına çok az sıvıyağ ekleriz (sıvıyağ üzerini daha parlak yapmaya yarar)
  7. Fırça ile sürüp üzerine çörekotu ve susam serperiz. 180 derecede üzeri kızarıncaya kadar pişiririz. Afiyet olsun.


22 Temmuz 2016 Cuma

Canım Türkiyem



türk bayrağı resmi ile ilgili görsel sonucu


Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Söylenecek çok şey olsa da hepsi boş... Milletçe çok üzgünüz, hala nasıl olduğunu neyi atlattığımızı idrakta güçlük çekiyorum. Rabbim bir daha vatanımıza bu yaşananları yaşatmasın inşallah.
Ülkemi, vatanımı, bayrağımı, dinimi, dilimi, askerimi, sivilimi, hangi ırktan olursa olsun gönlü temiz, vatansever ve iyi insanımızı seviyorum. Hep birlikte daha aydınlık Türkiye 'de yaşamak dileğiyle...
Şehitlerimizi makamına kabul et Allah'ım, yaralananlarımıza da şifalar ver, bu son olsun bu son...

28 Haziran 2016 Salı

Kekli Fındıklı Kup




Bu çok bilindik ve çok basit bir tatlı. Eminim çoğunuzda evinizde yapıyorsunuzdur. Süslemeleri açısından ilgi gördüğü ve arşivimde yer alsın istediğim için buraya da ekliyorum.
Yapması zor değil yemesi keyifli. Hazır pudinglerle de kendiniz muhallebisini hazırlamadan yapabilirsiniz. Fındık yerine başka malzemeler de kullanabilirsiniz, artan kekleriniz varsa buzlukta deneyin pişman olmazsınız...
Malzemeler;

  • 4 su bardağı süt
  • 3/4 su bardağı şeker (şeker oranını azaltabilirsiniz size bırakıyorum)
  • 2 yemek kaşığı mısır nişastası (dolu dolu)
  • 2 yemek kaşığı un (dolu dolu)
  • bir limonun kabuğu (rendeleyin)
  • isteğe göre vanilin
  • 1 su bardağı soğuk süt
  • 1 paket sade yada meyveli kremşanti
  • 6/7 dilim kakaolu kek
  • fındık, fıstık, hazır çikolata sosu ve diğer çeşitli süsler
Yapılışı;
  1. Sütü tencereye alıp, içine şeker, nişasta, un katıp iyice karıştırıyoruz. Ocağa alıp kıvam alana kadar karıştırıyoruz. Yeterince koyulaşınca, içine limon kabuğu ekliyoruz. Ocaktan indirip ilk sıcaklığı çıkınca içine vanilin katıyoruz
  2. Kupların içine biraz muhallebiden katıyoruz. Üzerine küp doğranmış kek ve fındık kırığı ekliyoruz. Üzerine artan muhallebiyi kuplara eşit pay ediyoruz. Soğumaya alıyoruz.
  3. Soğuk süt ile kremşantiyi çırpıp dolaba kaldırıyoruz. Bu arada kuplar da soğuduysa üzerine kremşantiyi eşit olacak şekilde paylaştırıp düzleştiriyoruz.
  4. Şimdi istediğiniz gibi süsleyebilirsiniz. Ben ilk önce hazır çikolata sosunu döktü, kenarlarına antepfıstığı serptim, biraz fındık ve değişik süsler ekledim. Her birini ayrı yaptım desem yeridir, siz de deneyip en güzel haline karar verebilirsiniz.

26 Haziran 2016 Pazar

Tereyağlı Tel Şehriyeli Bulgur Pilavı


  Bu ramazan içimiz buruk yine, yurdumun farklı köşelerinde yine şehit veriyoruz sürekli.
Böyle durumlarda sağlam durmaya, güçlü olmaya çalışsam da bir taraflarımız hep eksik hep mutsuz kalıyor. Rabbim onları cennetin güzel makamlarına kabul etsin inşallah.
Bulgur pilavının domateslisini çok severim hele de böyle mevsimindeyken. Bu kez Ayşe ablada yediğim şekliyle tereyağlı olananını yapmayı tercih ettim. Kavrulmuş erişte yada şehriye pilavı vardır ya onun gibi diyebilirim. Tane tane olması açısından denemeye değer bence.
Deneyeceklere naçizane son bir önerim ise tereyağ ve sıvıyağ oranını kendi damak tadınız yada terayağınızın özelliğine göre azaltıp çoğaltabilirsiniz. İsterseniz hiç sıvıyağ koymadan yapabileceğiniz gibi( bence biraz olsun koymalısınız) isterseniz hiç tereyağ koymadan da yapabilirsiniz elbette..

Malzemeler;

  • 2 su bardağı bulgur
  • 1 su bardağı tel şehriye
  • 100 gram kadar tereyağ
  • 2-3 kaşık sıvıyağ( kavururken az gelirse gerekirse ekleyiniz)
  • 1 subardağı tavuk yada etsuyu
  • sıcak su
  • tuz

Yapılışı;
  1. Tereyağını ve sıvıyağı tencereye alıyoruz, eriyince bir dakika sonra şehriyeleri koyup kavuruyoruz. 
  2. Şehriyeler pembeleşince bulguru koyuyoruz (ıslatmadan) tıpkı pirinçte olduğu gibi tel tel oluncaya kadar uzunca bir süre kavuruyoruz.
  3. Üzerine sıcak 1 su bardağı tavuksuyu ve tuz koyuyoruz, tavuk suyu yeterli gelmeyeceği için üzerini bir parmak geçecek kadar sıcak su ekleyip, ağzını kapatıp kısık ateşte pişiriyoruz.
  4. Arada bakıyoruz ki gerekirse sıcak su ilave ediyoruz. Bulgurlar yeterince pişince dinlenmeye alıyoruz.

12 Haziran 2016 Pazar

İmam Bayıldı




Hayırlı Ramazanlar Sevgili Dostlar,
İmambayıldı yemeği, patlıcan severlerin en sevdiklerindendir diye düşünüyorum. Özellikle de benim çocuklarım gibi et ile sebzeyi bir arada yemek istemeyenler için de ideal.
 Malzemeler;

  • 5 adet patlıcan
  • 4 adet  domates
  • 3 adet sivri biber
  • 1/2 tatlı kaşığı şeker
  • 2 adet kuru soğan
  • 4-5 diş sarımsak
  • bir tutam maydanoz
  • 1/2 kaşık salça
  • karabiber, tuz

Yapılışı;
  1. Patlıcanları alaca soyup, büyüklüğüne göre 2 yada 3 eşit parçaya ayırıp her birinin içlerini altını delmeyecek şekilde kabak oyacağı ile oyuyoruz.
  2. Tuzlu suya patlıcanları atıyoruz.
  3. Soğanları piyazlık uzunlamasına doğrayıp, biraz zeytinyağı koyduğumuz tavaya alıyoruz.
  4. Daha sonra sırasıyla sivri biber, sarımsak ve en son domatesleri ekliyoruz. Şekeri katıyoruz, tuzu ve baharatı ekliyoruz. Yeterince yumuşayınca ocağın altını kapatıyoruz ılımaya alıyoruz. Bu arada maydanozu da ince ince doğrayıp domatesli harca ekliyoruz.
  5. Patlıcanları kurulayıp, kızgın yağda çok yumuşak olmayacak şekilde kızartıyoruz. Yine yağdan alınca havlu kağıt üzerine koyuyoruz ki fazla yağı emsin.
  6. Hazırladığımız iç harcı ile patlıcanların içini dolduruyoruz. Fırın kabına alıyoruz. Artan harcımızı patlıcanların üzerine yada fırın kabının kenarına koyuyoruz.
  7. Salçayı bir su bardağı suda ezip, biraz tuz ekliyoruz ve yarım bardak daha su koyup patlıcanların üzerine döküyoruz. 180 derecede üzerine yağlı kağıt koyarak fırında pişiriyoruz. Suyunu epeyce çekip patlıcanlar yumuşayınca fırından alabilirsiniz.  Afiyet olsun..